Hakkında
Merhaba ben Göksel.
22 Şubat 1989 yılında Tekirdağ / Çorluda doğdum.
Hayatımın ilk yıllarını sarışın ve tombul olarak geçirmişim daha sonra tombul kısmını hayatımdan çıkarmışım. 90’lı yıllarda çocuk olmak deyimini doyasıya yaşadım. Futbolcu kartları biriktirdim, taso oynadım, okul bahçesinde tenefüs aralarında ezilmiş kola kutusu ile futbol maçı yaptım çok güzel goller attım “ezik” kutu kola ile. Mahalle aralarında “asfalt maçı” yaptım. Televizyonda tsubasa denen çizgi filmi izledim dünyanın yuvarlak olduğunu bu dizi ile öğrendim, evde futbol topu ile kartal vuruşunu denedim… sonra annemi gördüm… ve sonucunda küçük yaşta futbol kariyerim sona erdi, belki süper bir futbolcu olacaktım önemli değil ama. Halada futbolu sevmem diyebilirim.
Tabi bu sırada Mahalle aralarında çılgınlar gibi bisiklet sürdüm. Bisikletime taktığım hız göstergesine bakarak hız rekorları kırmaya çalıştım bu sırada yere düştüm(koluma beş dikiş attılar). Bisikletim bozulduğunda kendi başıma tamir ettim. Bisiklet denen şeyi en ince parçasına kadar ayırdım rulmanlarını bile parçaladım, özellikle yamulan direksiyonu tamir etmek için alyan anahtarı ile baya haşır neşir oldum. Ayrıca babamın mesleği nedeni ile evde İngiliz anahtarı, cıvata, rulman, tornavida benzeri aletler eksik olmazdı çocukluğumun yarısı onlar ile geçti diyebilirim. Bütün bu olanlar şu anki mesleğimi severek seçmemde büyük etkisi oldu açıkçası.
İlk okul yıllarından itibaren folklor oynamaya başladım liseye kadar oynamaya devam ettim bu sürede bir çok yerde, açılışlarda (okul açılışı vb), yarışmalarda, milli bayramlarda folklor oynadım grup olarak hareket etmek nedir onu iyi bir şekilde öğrendim bu sayede. Lise başlaması ile yeni bir uğraş içine girdim bunu adı basketboldu. Tabi daha küçük yaşlarda biten futbol kariyerinden sonra yeni bir spor dalı bulmak gerekti. Çorlu Kartal Spor basketbol takımında oynadım, basketbol hocasında güzel oynamadığım için azar işittim (gerçi ondan azar işitmeyen yoktur herhalde). Takım ile birlikte maçlara çıktık, turnuvalara katıldık… İki yıl boyunca basket oynadıktan sonra bırakmak zorunda kaldım.
Bırakmak zorunda kaldım çünkü her Türk genci gibi ÖSS denilen sınav geldi çattı bu sınava hazırlanmak için büyük bir zaman harcamak gerekti bende harcadım zamanımı, acımadım zamana. Bunu sonucunda ilk girdiğim sene Makine Mühendisliği bölümünü kazandım. Çok mutluydum çünkü istediğim bölümü kazanmıştım.
Üniversiteyi ilk kazandığımda 17 yaşında olmanın verdiği bazı zorluklar vardı tabi sizinde çok iyi bileceğiniz gibi J. Artık sevdiğim bir mesleğimde olacağına göre bu alanda kendimi geliştirmeye başladım…
Bundan sonrası üniversite bitince gelecek.

bende makına muhendıslıgı dortteyım ınsallah bır ay ıcınde bıtecek.. cok sasırdım senın yırmı yasında makına dörtte olmana ınan.. bunun ıcın mesaj attım.. bır soru.. hıdromobıl projesınde sızde dıger butun unıversıteler gıbı dısarıdan mı proje aldınız hangı unıversıte yaptı ıse baktık arastırdım dısarıdan almıslar sadece uretım montaj kısmıdesemm daha ıyı olur evet sadece montaj kısmına katılmıslar. selamlar ustelık tebrık edıyorum muhendıslık gıbı zor bır bolumde bu yasta olmandan dolayı ve dortte olmanda dolayı ve boyle sıte yapmandan dolayı.
[Reply]
admin Reply:
August 4th, 2009 at 7:14 am
hidromobil için blogda yazdığım konuda gerekli açıklamalar var, biz sadece motoru dışarıdan almayı düşünüyoruz çünkü elimizdeki imkanlarla sıfırdan bir mutur üretmek çok zor bir ihtimal imkansız hatta, yorum için teşkkürler (bacı ne demek açıklarsan sevinirim)
[Reply]